İçeriğe geç

Karadeniz’de got ne demek ?

Gayb Problemi Nedir? Bir Genç Yetişkinin İçsel Çıkmazı

Hayatın bir döneminde, bir şeyin ne olduğunu gerçekten anlamadığımızda, bir boşluk hissettiğimizde, bazen içimizde büyük bir soru belirir. O soruyu sormaktan kaçamayız, çünkü zihnimiz sürekli ona takılır. İşte o soru: “Gayb nedir?”

Geçenlerde, bir arkadaşımın bana “Gayb”ten söz ederken ne demek istediğini duyduğumda, birdenbire dünyamı sarsan bir şüpheye düştüm. Ne demekti gayb? Görmediğimiz, bilemediğimiz, ancak bir şekilde varlığına inandığımız bir şey. Kimilerine göre kaderin gizli olduğu yerdi; kimilerine göre Tanrı’nın insana bahşettiği sırlardı. Ama asıl zorlayıcı olan, bu kavramın insanın içsel dünyasında nasıl bir boşluk oluşturduğuydu. O boşluk, bazen korku, bazen hayal kırıklığı, bazen de sonsuz bir umut yaratıyordu.

O Günkü Sohbet

Her şey, Kayseri’deki o sıradan kış akşamında başlamıştı. Dışarıda kar yağıyordu, rüzgar camları vuruyordu ve odamın köşesinde bir lambanın soluk ışığı dışında başka bir şey görünmüyordu. Sadece bir arkadaşım, Fatma, odaya girmişti. Biraz dağınıktı, biraz da kaygılı. Fatma, “Bugün çok düşündüm,” dedi. “Gayb hakkında okudum ve düşündükçe kafam karıştı.”

Ben de şaşırmıştım. Gayb! O kadar uzaktan, soyut bir kavram ki. “Ne var ki gayb hakkında?” diye sordum, kafamda bir şeyler belirmeye başlamıştı ama ne olduğunu anlayamıyordum.

Fatma derin bir nefes aldı, gözleri kaybolan bir düşüncenin peşinden gidiyordu. “Bazen,” dedi, “her şeyin içinde bir boşluk olduğunu hissediyorum. Bunu nasıl tanımlarım bilmiyorum ama hissetmek, görmek ya da bilmek istiyorum. Gayb, bana bir anlamda, görünmeyen bir şeyler varmış gibi geliyor. Herkes ona farklı bir biçimde bakıyor, fakat bir şeyler eksikmiş gibi bir his var. Kafam karıştı ve bu da beni biraz korkutuyor.”

Gayb’in Bende Yarattığı Boşluk

O an, Fatma’nın söyledikleri bir fırtına gibi zihnime hücum etti. Aslında, bu his bana yabancı değildi. Her zaman bir eksiklik, bir boşluk, bir bilinmezlik vardı hayatımda. Özellikle, içsel yolculuğumda en çok korktuğum şeylerden biriydi bu. Ne olduğunu bilmediğim bir şeyi aramak. Her şeyin gözlemlerle, algılarla sınırlı olduğu bir dünyada, gayb, bir tür hayalet gibi başımın üzerinde süzülen bir soru işaretiydi.

Bir gece, yatağımda yalnız kalıp düşünürken, o kadar yoğun bir şekilde bu konuyu irdelemeye başladım ki, gözlerim karardı, her şey silikleşti. Fatma’nın sözleri zihnimde yankılanıyordu: “Bilinmeyen bir şeyler var.”

Bunu ilk duyduğumda, aslında hayal kırıklığına uğramıştım. Çünkü, bir insanın her zaman görebileceği ve anlayabileceği bir şeylerin olması gerektiğini düşünüyordum. Bazen inandığımız şeylerin içinde bile bir boşluk var. Kimse, ne de olsa her şeyi tam olarak bilebilir mi? Gayb dediğimiz şey, belki de hayatın o anlamsız görünen boşluklarına bir açıklama arayışıdır.

Gayb ve Kayıp Zaman

Geceyi zor geçirmiştim, uyuyamamıştım. Düşüncelerim çalkalanıyordu. Ertesi sabah, kafamı kaşıyarak kalktım, dışarıda hala kar yağıyordu. O an fark ettim ki, bazen gerçek ve görünmeyen arasındaki ince çizgi kaybolabiliyor. Gayb, belki de bu dünyada kaybolmuş anların, bir zamanların gizemiydi. Zamanın akışına, o anı yaşayışımıza, küçük kayboluşlarımıza bir tür anlam katıyordu.

Ve bu kaybolmuşluk duygusu, aslında hayatımızın her anında bizi takip eden bir yoldaş gibiydi. Hep bir eksik, hep bir kayıp var. İnsanlar kayboluyor, anılar kayboluyor, hatta duygular bile kayboluyor bir yerlerde. O eksikliği doldurmak, belki de gayb ile yüzleşmekti. Çünkü gayb, sadece görülemeyen değil, unutulan, fark edilmeyen bir şeydi.

Gayb Problemi ve Kişisel Çıkmaz

Bir hafta sonra, Fatma’yla tekrar karşılaştım. Bu sefer gözlerinde daha farklı bir ifade vardı. Biraz daha rahatlamış gibiydi, ama yine de içindeki o boşluk hissi yüzünden eksik bir şeyler vardı. O bana, “Bazen,” dedi, “hayatımda var olmayan ama çok derinden hissettiğim bir şeylere inanmak istiyorum. Görmediğimiz şeylere, bilinmeyenlere, ama bir şekilde onlara inançla bağlı kalmak istiyorum.”

O an, Fatma’nın bana söylediği şeyler zihnime adeta bir aydınlanma gibi oturdu. Gayb problemi, aslında her insanın yaşadığı bir çıkmazdı. Görmediğimiz şeylere inanmak, ama onlara ulaşamamak. Korktuğumuz şey, belki de bilinmeyenin içinde kaybolmaktı.

Bir yanda belirsizlik, diğer yanda ise inanmanın gücü vardı. Gayb, kaybolan her şeyin ardındaki gerçekti. Ve belki de bu boşluk, içsel huzuru bulma yolunda bir işaretti.

Sonuç: Gayb’i Anlamak

Şimdi düşündüğümde, gayb problemi bir anlamda yaşamın içindeki kaybolan parçalarla yüzleşmektir. İnsanın en büyük korkusu, bilinmeyene adım atmaktır. Ama işte bu bilinmeyene inandığınızda, bir şekilde hayatınızdaki boşlukları doldurursunuz.

Fatma ve ben, gayb problemini tartışırken, aslında hepimizin ortak bir duyguyu paylaştığını fark ettim. Hepimiz bir eksiklik hissediyoruz, fakat bu eksiklik aslında hayatın doğasında var. Gayb, sadece bilinmeyen değil, aynı zamanda insanın içindeki boşluk ve kaybolmuş zamanla başa çıkma yoludur. O boşluğu hissetmek, ama aynı zamanda ona inanmak, belki de bizi gerçekten insan yapan şeydir.

Sonunda, gayb problemini çözmek belki de hayatın kendisidir. Gayb, bir şeylerin eksik olduğu duygusuysa, belki de aradığımız gerçek anlamı bulmamıza yardımcı olan bir işarettir. Kendi yolculuğumda, gayb’i anlamanın sadece bir kaybolmuşluk olmadığını, aynı zamanda bir tür keşif olduğunu fark ettim. Ve belki de bu, içsel huzuru bulmanın başlangıcıydı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
hiltonbet güncel tulipbet giriş